11/2/2008 ·
ARKADAŞLAR SİTEME GELDİĞİN İÇİN TEŞEKÜR EDERİM BİLGİLER EDİNDİNMİ?
CHAT A TERBİYELİ KONUŞALIM VE SİTE ADRESİ VERMEYELİM
11/2/2008 ·
16/1/2008
Ankara, Konya ve Aksaray illerinin sınırları içerisinde yer alan Tuz Gölü 1.300 km2, Tuz Gölü Alt Havzası ise 20.000 km2 yer kaplar. Tuz Gölü Alt Havzası, Konya Kapalı Havzası’nda suyun sonlandığı yerdir.
Doğal Yapı
Tuz Gölü, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından hem ülkemizde hem de dünyadaki sayılı alanlardandır. Önemli Bitki Alanı, Önemli Kuş Alanı, 1. Derece Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Alanı (7.414 km2) olan Tuz Gölü, aynı zamanda Ramsar kriterleri ne göre uluslararası öneme sahip bir sulak alandır.
Tuz Gölü büyüklüğüne karşın, ülkemizin en sığ göllerinden biridir. Derinliği çoğu yerde 0.5 m’yi bulmaz. Suyun bol olduğu ilkbahar aylarında göl alanı 64.200 hektara ulaşır. Bu bölge kapalı bir havza konumundadır. Dışarıya akıntısı olmayan Tuz Gölü’nün deniz seviyesinden yüksekliği 905 m’dir. Göl, Türkiye’nin en az yağış alan bölgesindee yer alır.ve göle su taşıyan akarsular su açısından çok fakirdir. Önemli sayılabilecek akarsular; Bağlıca ve Kırdelik suları, doğuda Şereflikoçhisar’dan geçen Peçenek Suyu, güneybatıda DSİ Konya Drenaj Kanalı, batıda Cihanbeyli’den gelen İnsuyu ve güneydoğuda Aksaray’dan gelen Uluırmak’tır. Tuz Gölü çevresinde Bolluk, Tersakan (tuzlu su), Eşmekaya Sazlığı (tatlı su) ve Düden (acı su) gölleri yer almaktadır.


11/2/2008 ·
18/1/2008 -Kategori: doga
Uludağ, Olimpos Dağı olarak da bilinir. Bursa ili sınırları içinde, 2.543 m yüksekliği ile Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan dağ.
Antik çağın ilk tarihçilerinden Heredot (İ.Ö 490-420) yazdığı Heredot Tarihi isimli kitabında Uludağ, Olympos olarak geçer ve Olympos'ta Lydia kralı Kroisos'un oğlu Atys'in yaşadığı trajediyi anlatır. Heredot'tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon (İ.Ö 64-İ.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitabında Uludağ, Olympos ve Mysia Olympos'u olarak geçer. Strabon; Mysia isminin aslının Lydia'lılarda gürgen ağacı anlamına gelmektedir. Roma İmparatorluğu'nda resmi din hıristiyanlık olduktan sonra Uludağ'da 3. yüzyıldan sonra keşişlerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır. Uludağ'da Nilüfer nehri ile Deliçay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur. Orhangazi Bursa'yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Doğlu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi müslüman dervişlerin inziva yerleri olmuştur. Orhangazi Bursa'yı teslim aldıktan sonra Türkler dağa Keşiş Dağı ismini vermişlerdir. 16. yüzyılda Bursa'ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ'ın Türklerin eline geçtikten sonra keşişlerin sadece gündüzleri ibadet için dağa çıktıkları ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir.
Marmara Bölgesinin en yüksek dağı. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ'ın uzunluğu 40 km'yi bulur. Genişliği ise 15-20 km'dir. Toplu ve heybetli bir görünüşe sahip olan bu dağın Bursa'ya bakan yamaçları kademeli, güneye Orhaneli'ne bakan tarafları ise düz ve daha diktir. En yüksek noktası Uludağ Tepe'de 2.543 m'dir. Dağın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır.
Uludağ'ın yüksek yerlerinde eski buzullara ait izlere raslanmaktadır. Karatepe'nin kuzeyindeki Aynalıgöl, Karagöl ve Kilimligöl buzul gölleri bu izlerin en önemlileridir. Bu göllerin mavi berrak suları, hemen aşağısında başlayan yemyeşil çam ormanları, yükseklerdeki beyaz kar yığınları buraların güzelliğine güzellik katmaktadır.



Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
11/2/2008 ·
16/1/2008 -Kategori: doga
Ege Bölgesinde, İzmir iline bağlı Çeşme ilçesi, 80 km. uzaklıkta Anadolu'nun batıdaki en uç noktasıdır. Yüzölçümü 2601 km2 dir. Doğu'dan Urla ilçesi, güneyden ve batıdan Ege Denizi , kuzeyden ise Karaburun ilçesi ile komşu olan Çeşme'nin; Yunanistana bağlı Sakız Adasına uzaklığı 8 mil dir. Üç tarafı denizle çevrili Urla yarıadasının batıya uzanan kısmı Çeşme yarımadası olarak anılır. Çeşme'de dağların denize dik inmesi, görkemli doğal güzellikler yaratmıştır. Arazi genellikle taşlık ve kayalık tepelerle kaplı olup, tepelerin arasında küçük ovacıklar yer alır. Arazi çoğunlukla eğimlidir. Toprak yapısı çakıllı, kumlu, kireçlidir. Bazı bölgelerde tınlı ve kalkerli satıhlar vardır. Sayısız koyları, berrak denizi, güneşi, ince kumları, deniz içinde kaynayan kükürtlü suları, yarımadanın 29 km yi bulan kıyıları boyunca dağılmıştır. Şifne, Küçük liman, Pırlanta, Paşa limanı, Ilıca plajı, Çiftlik, Altınkum, Çatal azmak, Sakızlı koyu, Tekke plajı, Ayayorgi ve değişk isimlerde yirmiye yakın kumsalı vardır.